as to ... - Turco Inglés Diccionario

as to ...

Significados de "as to ..." con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
the average daily earning taken as basic to premium n. ortalama günlük kazanç
the average daily earning taken as basic to premium n. prime esas
sale of foodstuffs by a municipality so as to regulate the prices n. tanzim satışı
requirement as to form n. şekil şartı
a is to b as c is to d n. analojik ilişki kuran kalıp
a is to b as c is to d n. c ile d'nin ilişkisi, a ile b'nin ilişkisi gibi
refer to as v. olarak tanımak
be supplied to the consumer as fresh v. tüketiciye taze olarak sunulmak
serve as an offset to something v. bir şeyin güzelliğini belirtmek
mark so as not to forget v. mim koymak
refer to as v. olarak bilmek
be so kind as to v. lütfetmek
be at a loss as to whom to believe v. iki arada kalmak
lead to the same result as another v. aynı yola çıkmak
straighten up and do as one is supposed to do v. yola gelmek
make (someone) straighten up and do as he is supposed to do v. yola getirmek
enable to function as v. olarak işlemesini sağlamak
enable to perform as v. olarak işlemesini sağlamak
enable to operate as v. olarak işlemesini sağlamak
punish as a warning or deterrent to others v. ibreti alem için cezalandırmak
punish as a warning or deterrent to others v. ibret-i alem olsun diye cezalandırmak
punish as a warning or deterrent to others v. başkalarına ibret olsun diye cezalandırmak
make so bold as to do something v. (bir şeyi yapmaya) cesareti olmak
make so bold as to do something v. (bir şeyi yapmak için) cesaretini toplamak
be so bold as to do something v. (bir şeyi yapmak için) cesaretini toplamak
be so bold as to do something v. (bir şeyi yapmaya) cesareti olmak
be used to be known as v. eskiden -e olarak tanınmak/bilinmek
not as young as one used to be v. eskisi gibi genç olmamak
use as an alternative to v. alternatif olarak kullanmak
take it as one's duty to v. görev kabul etmek
as if to spite me adj. aksi gibi
as a warn to others adv. örnek için
as a warn to others adv. ders almak için
to serve as basis adv. esas teşkil etmesi için
to serve as basis adv. esas teşkil etmek üzere
so as to prep. amacıyla
so as to prep. için
as opposed to prep. -e karşı olarak
as to prep. ise
as to prep. göre
as to prep. konusunda
as to prep. hakkında ise
as to prep. hakkında
as to prep. ile ilgili olarak
as to prep. -e dair
as opposed to prep. -in aksine olarak
as to prep. -e gelince
as regards to prep. -e gelince
so as to prep. -mek için
so as to prep. -ecek bir şekilde
so as to prep. -mek amacıyla
as to prep. istinaden
as to prep. ilişkin
as to prep. -e ilişkin olarak
as opposed to prep. -e karşılık
so as to prep. diye
so as to prep. üzere
Phrasals
point to as v. olarak işaret etmek
end up (as)( something ) to become something v. sonunda (bir şey) olmak/yapmak
come across as someone or something (to someone) v. gibi bir izlenim bırakmak
come across as someone or something (to someone) v. gibi gelmek
come across as someone or something (to someone) v. gibi görünmek
go to (something) as (someone or something) v. (bir partiye, gruba başka biri/bir şey) olarak giyinip gitmek
go to (something) as (someone or something) v. (bir partiye, gruba başka biri/bir şey) kostümüyle gitmek
go to (something) as (someone or something) v. (bir partiye, gruba başka birinin/bir şeyin) kılığında gitmek
come across as (something) to (one) v. (birine bir şey) gibi gelmek
come across as (something) to (one) v. (birinde bir şey) gibi bir etki bırakmak
come across as (something) to (one) v. (birinde bir şey) gibi bir izlenim bırakmak
come across as (something) to (one) v. (birine bir şey) gibi görünmek
point to (someone or something) as (something) v. (bir şey) olarak (birini/bir şeyi) göstermek/işaret etmek
refer to (someone or something) as (someone or something) v. (birini/bir şeyi biri/bir şey) diye çağırmak
refer to (someone or something) as (someone or something) v. (birine/bir şeye biri/bir şey) diye seslenmek
refer to (someone or something) as (someone or something) v. (birine/bir şeye bir isimle) seslenmek
refer to (someone or something) as (someone or something) v. (birine/bir şeye biri/bir şey) demek
Phrases
the governments on whose behalf the present agreement is signed, hereinafter referred to as the "Participating States" n. adlarına bu sözleşmenin imzalandığı hükümetler bundan sonra "katılımcı devletler" olarak anılacaktır
as per/pursuant to the contract/agreement n. anlaşma gereği
be as much as somebody can/could do (not) to do something v. elinden geldiğince dayanmak
be as much as (one) could do (not) (to do something) v. kendini zor tutmak
be as much as somebody can/could do (not) to do something v. elinden geleni yapmak
be as much as (one) could do (not) (to do something) v. elinden geldiğince kendini tutmak/dayanmak
be as much as somebody can/could do (not) to do something v. bir şeyi zar zor/güç bela yapmak
as nothing (compared) to adv. diğerlerine/başkalarına/öncekilere göre/kıyasla hiçbir şey değil
as nothing (compared) to (someone or something) adv. diğerlerine/başkalarına/öncekilere göre/kıyasla hiçbir şey değil
as nothing (compared) to adv. diğerlerinin/başkalarının/öncekilerin yanından bunlar tırı vırı
as nothing (compared) to (someone or something) adv. diğerlerinin/başkalarının/öncekilerin yanından bunlar tırı vırı
as nothing (compared) to (someone or something) adv. diğerleriyle/başkalarıyla/öncekilerle karşılaştırıldığında/kıyaslandığında bunlar önemsiz
as nothing (compared) to adv. diğerleriyle/başkalarıyla/öncekilerle karşılaştırıldığında/kıyaslandığında bunlar önemsiz
as compared to expr. nazaran
as compared to expr. mukayese olarak
as compared to expr. ile karşılaştırılırsa
as to me expr. bana gelince
referred to as expr. olarak anılacaktır
as to submit expr. ibraz edilmek üzere
referred to herein as expr. burada .... olarak anılacaktır
referred to herein as expr. bundan böyle ... olarak anılacaktır
as to the manner born expr. sanki biçilmiş kaftan
as to the manner born expr. tam da bu işin adamıymış
as if to the manner born expr. tam da bu işin adamıymış
as if to the manner born expr. sanki bu iş için yaratılmış
as to the manner born expr. sanki doğuştan yetenekli
as to the manner born expr. sanki bu iş için yaratılmış
as if to the manner born expr. sanki doğuştan yetenekli
as if to the manner born expr. sanki biçilmiş kaftan
as it used to be expr. önceden de olduğu gibi
as it used to be expr. eskiden de olduğu gibi
as opposed to popular belief expr. inanılanın aksine
as opposed to popular belief expr. sanılanın aksine
as to whether expr. olup olmadığına gelince
as to whether expr. olup olmadığı konusunda
as to whether expr. olup olmadığı ile ilgili
referred to as expr. diye anılacaktır
hereinafter referred to as expr. bundan böyle olarak anılacaktır
hereinafter referred to as expr. bundan böyle ... olarak anılacaktır
hereinafter referred to as fats expr. bundan sonra yağlar olarak adlandırılacak
referred to as expr. aşağıda...olarak anılacaktır
as is known to all expr. herkesçe bilindiği üzere
as is known to all expr. herkesçe bilindiği gibi
as to expr. gelince
as a warn to others expr. diğerlerine uyarı olarak
just so as to expr. sırf ... olsun diye
as regard to expr. ... ile ilgili olarak
much as i would like to expr. istememe rağmen
as per/pursuant to the contract/agreement expr. sözleşme gereği
may hereafter be referred to individually as a party and collectively as the parties expr. ayrı ayrı taraf birlikte taraflar olarak anılacaklardır
as relevant to expr. -ile ilgili olarak
as if to say expr. dercesine
as if to say expr. söylermiş gibi
in such a way as to expr. .....ecek şekilde
as a tribute to expr. ithafen
as-is and to-be expr. mevcut durum ve olması gereken durum
as to be expr. benzeri
as to be expr. neredeyse aynısı
as to be expr. yaratacak gibi
as to be expr. olacak gibi
as to something expr. bir şeye gelince
as to something expr. bir şeye ilişkin
as to something expr. bir şey konusunda
as to something expr. bir şeye ilişkin olarak
as to something expr. bir şeyle ilgili olarak
as to something expr. bir şey hakkında ise
Proverb
a nod is as good as a wink to a blind horse anlayana sivrisinek saz anlamayana davul zurna az
a nod is as good as a wink to a blind horse arif olan anlar
a nod is as good as a wink to a blind horse arife tarif gerekmez
a nod is as good as a wink to a blind man tereciye tere satma
a nod is as good as a wink to a blind man sen giderken ben dönüyordum
a nod is as good as a wink to a blind man senin bilmişliğin kadar benim unutmuşluğum var
as a dog returns to his vomit, so a fool repeats his folly demir ıslanmaz deli uslanmaz
a nod is as good as a wink to a blind man kör kör parmağım gözüne
as a dog returns to his vomit, so a fool repeats his folly köpeğin ahmağı uslanmaz
as a dog returns to his vomit, so a fool repeats his folly delinin işine akıl erdirilmez